Antalya'da Sessiz Prova

Rusya’da oynanacak Dünya Kupası eleme maçlarının provaları dün yapıldı. Bu kapsamda özel maç için Antalya’da Rusya ile karşılaşan Türkiye, Pazartesi oynayacağı Hırvatistan maçı öncesi olumlu sinyaller vermedi. Kadroda yaptığı önemli değişikliklerle takımı sahaya süren Terim’i, olası bir Hırvat mağlubiyeti ciddi derecede zora sokacaktır.

Dün yaz transfer döneminin bitmesine saatler kala Fenerbahçe cephesinde önemli ve şaşırtıcı bir hamle gelmek üzereydi ki, Abdullah Avcı tarafından engellendi. Son yapılan takviyelerin ardından takımlarda Brezilyalı, Portekizli ve Hollandalı popülasyonunun fazla olmasını da, önümüzdeki hata oynanacak lig maçları öncesi masaya yatırdık.

Dün Rusya ile Antalya’da oynanan hazırlık maçı kapsamında Türkiye rakibiyle golsüz berabere kaldı. Zaman zaman oyunun durağanlaştığı zaman zamanda karşılıklı pozisyonların üretildiği bir oyun izledik. Bu mücadelenin ardından Fatih Terim ve ekibinin Avrupa Şampiyonası sonrası mental olarak değiştiğini söyleyebiliriz. Şampiyona’nın ilk iki maçında duran oyuncularla rakiplerinden puan almayı hedefleyen Terim’in, artık ileriye giden oyuncuları tercih ettiğini rahatlıkla görebiliyoruz. Özellikle dün oynanan mücadelede oyunu devamlı ileriye taşıyan Emre Mor seçimi bunun bir kanıtı olabilecek cinste. Şampiyona kadrosundan önemli futbolcuları da havuza almayan Terim, dün daha genç bir oyuncu topluluğuyla mücadele etti ve bunun devamının geleceğini de maç sonu basın toplantısında dile getirdi. Bu tercihlerin meyvelerini almak için biraz erken ancak bu, erken ve radikal bir değişiklik olarak yorumlandı. Özellikle savunmada daha önce birbirleriyle oynamayan 4 oyuncuyu ilk 11’de başlatan Hoca, Hırvatistan karşılaşmasının bir anlamda provasını yapmak istedi. Tabii Hırvatistan karşısında çok daha dikkatli olmak zorundasınız. Çünkü Rusya dün bu savunmayı zora sokacak pek fazla işlerde bulunmadı. O yüzden baskı yiyen bir savunmanın neler yapacağını gördükten sonra konuşmak daha doğru olacaktır. Kendi takımında henüz forma şansı bulamayan Serdar Aziz, milli maçlarda genelde kulübede olan Çağlar, Fenerbahçe’de yedek olan Şener ve İsmail’le savunmayı oluşturan teknik kadro, deplasmanda karşılaşacağı Hırvatistan maçında bundan ne gibi bir verim alacak göreceğiz. Orta alan da pas dağıtımı yapması beklenen Ozan Tufan ise, uzun süredir olduğu gibi dün de sınıfta kaldı. Mehmet Topal’ın da sık sık savunma arasına girmesi, 2. bölgede beklenen yaratıcı hamleleri göremememize sebep oldu. Burada Oğuzhan’ın son anda sakatlanması tüm planları değiştirmiş gibi duruyor. Çünkü kanatlardan rakibi açıp, buradan skora gitmek isteniyorsa oyunun bu kısımlarına servis yapacak daha güçlü ayaklara ihtiyaç olacaktır. Bundan yola çıkarsak, orta alan kurgusunda Terim’den Hırvat maçı öncesi bir değişiklik bekleniyor.

Dün Fenerbahçe cephesinin son dakika transfer hamlelerini açıklamamızdan saatler sonra, Sarı Lacivertli takım bir hamle de daha bulunmak istedi ancak Başakşehir Teknik Direktörü Abdullah Avcı’dan onay çıkmadı. Fenerbahçe cephesi sezona iyi başlayan eski oyuncusu Emre Belözoğlu’nu tekrar takıma kazandırmak için hamlede bulundu. Advocaat’ın yeteri kadar Süper Lig bilgisinin olmaması bu hamlenin ana nedenleri arasında. Orta sahada hem tecrübeli hem de ligi iyi tanıyan birinin olması teknik ve taktik açıdan önemli olabilirdi ancak Avcı, Emre’ye ihtiyacı olduğunu söyleyerek bu transferin gerçekleşmesini istemediğini yönetime ileterek, Emre ve Fenerbahçe’nin bir kez daha buluşmasını engellemiş oldu. Biraz geç kalınmış bir hareket olsa da düşünce olarak doğru bir hamleydi. En azından kulüpte birileri Advocaat’ın ligi tanımamasının kendilerine problem yaratacağını düşünmüş olması, ileride yapılacak bir hamle için bize bir takım işaretler veriyor. Devre arasında bu teklif tekrarlanırsa kimse şaşırmasın. Emre’nin bir şekilde yolu tekrardan Fenerbahçe’ye dönecektir.

Bir süredir gidecek mi kalacak mı dedikoduları artan, Trabzonspor’un golcü futbolcusu Oscar Cardozo’da transferin bitimine saatler kala Yunanistan Ligi’nin yolunu tuttu. Olympiakos ile anlaşan golcü, Trabzonspor’u da önemli bir maliyetten kurtarmış oldu. Ersun Yanal’ın da planları arasında bulunmayan oyuncunun takımdan ayrılması, devre arasında takıma katılacak başka bir yabancı transferinin büyük bir işareti. Milli maç arasının ardından Trabzonspor’un yapacağı tek şey ilk 4 haftalık fikstüründe toplayabildiği kadar puanı toplayarak, taraftar-yönetim ve oyuncu bazında bir güven tazelemek olmalı. Yoksa geçen sene konuştuğumuz şeylerin haricinde başka bir durumu Trabzon masasına yatıramayacağız.

Son yapılan transferlerin ardından takımlarla ilgili başka bir durum daha açığa çıktı. Şuan Beşiktaş’ta tam 4 tane Brezilyalı oyuncu bulunuyor. Rhodolfo, Guedes, Adriano ve Talisca’da oluşan bu dörtlü eğer tutacak olursa muhtemelen de artacaktır. Demirören yönetiminde ise takımın Portekiz vatandaşı olan oyuncusu fazlaydı. Sabrosa, Fernandes, Almeida ve Quaresma. Gerçi bunların arasında Quaresma halen duruyor ancak bir gerçek var ki, o da şu; takıma transfer yaptığınız yabancı oyuncunun aşısı tuttuğunda hemen yanına yöresine aynı uyrukta olan oyuncuları eklemek. Aynı şey Galatasaray için de geçerli. Hollandalı Sneijder aşısının tutması Hoca dahil çoğu tercihin Portakallardan yana olmasını sağladı. Son transfer De Jong’la beraber bu tespitimiz de doğru bir noktaya çıkıyor. Fenerbahçe’de Portekizli teknik adam döneminde yine Portekiz ve Brezilyalı oyuncuların bolluğu yine bu durumu kanıtlayacak cinsten örnekler. Tabii bu aşı tutmazsa ne oluyor ? Tüm oyuncular tazminatlarını alıp takımdan gidiyorlar. Çünkü başarısızlıkla sonuçlanan senaryoda oyuncular kendi vatandaşlarının yanında yer almayı tercih ettikleri için, bu kısmı ayırmakta yönetime düşüyor. Bakalım Galatasaray’a De Jong’un katılması Sarı Kırmızılı takımda, önümüzdeki hafta deplasmanda oynanacak olan Kayserispor maçında ne gibi bir değişikliğe sebep olacak. Takımın ağır taşlarından biri olan Selçuk’un uzun süredir yaşadığı performans düşüklüğü ve takıma yeni katılan Tolga Ciğerci’nin de adaptasyonunu çok çabuk bir sürede atlatması, Riekering’in ne gibi bir hamle yapmasına sebebiyet verecek. Olasılıkların en büyüğü ise Selçuk İnan’a kulübe yolunun gözükmesi. Eğer böyle bir durum olursa Sarı Kırmızılı cephede işler bu haftanın ardından ciddi derecede karışabilir. Bunu da bir kenara not edelim, ki zaten bu durumu hafta yaklaşırken inceleyeceğiz.