Derbiye Geri Sayım

Evinde ağırladığı Gziantepspor karşısında ilk 20 dakika haricinde olumlu işler yapamayan Sarı Lacivertli takım, 3 puanı Souza’nın kafa golüyle alırken, yine evinde oynayacağı zorlu Feyenord mücadelesi öncesi de moral bulmuş oldu. Taraftarların ilgi göstermediği karşılaşmada, Fenerbahçe’nin attığı golden sonra kontra atak futbolunu benimsemiş olması, bu hafta Feyenord maçından alınacak skorun durumuna göre Advocaat’ın başını ağrıtabilir.

Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi’nde konuğu Çarşamba Günü Dinamo Kiev olacak. Haftayı 1 puanla kapatan Kara Kartal, her ne kadar Galatasaray karşısında oynadığı futbolla, bu maç için kafalarda soru işareti bırakmış olsa da, söz konusu Şampiyonlar Ligi olduğunda, derbinin 2. yarısında oynadığı futbolun bir tık üstüne çıkarsa, bu haftayı pozitif bir şekilde kapatma şansı da oldukça yüksek olacaktır. Beşiktaş için kilit isim ise Talisca.

Beklenilenden daha zorlu geçen Fenerbahçe Gaziantep karşılaşmasında, bitime 5 dakika kala gülen taraf Sarı Lacivertli takım oldu. İlk yarıda yaptığı olumlu baskının meyvesini golle alan Advocaat’ın öğrencileri, golden sonra geriye yaslanıp Gaziantep takımın ataklarını izlemeye başladılar. Teknik direktör İsmail Kartal’ın Fenerbahçe’yi iyi tanıyor olması da, oynanan bu oyunun sonucuydu. Orta saha oluşumunu Topal, Ozan ve Souza’dan oluşturan ve kanat organizasyonlarını da Volkan ve Lens’e bırakan Advocaat, her ne kadar hücum oynayacaklarını izlenimini verse de, takım tipik bir kontra atak futbolu oynadı. İlk amacı orta alanda topu tutmak olan Hoca’nın bu anlayışı, özellikle kendi evinde oynadığı karşılaşmada tepkiyle karşılandı. Bu oyun anlayışını aynı tip oyuncularla kuran ve bu sonucunda da 3. bölgede gol arayan takım olgusunda, istenilen şeyler olmuyor. Orta alanda oyunu durduran Fenerbahçe, kaptığı topları Volkan ya da Lens’e ulaştırıp, hızlı hücumlarla ön alanda yaratıcı olmak istiyor ancak burada, iki oyuncunun alması gereken mesafe 30 metrenin üstünde olunca, tam sonuca ulaşacakları yerde yalnız kalıyorlar ve daha fazla enerjiye de fırsatları kalmıyor. Durum böyle olunca rakip takımın savunma düzenine de bir parça bal sürmüş oluyorsunuz. Aldığı eleştirilerden çekinen Hollandalı Hocanın, oyuna sadece sonuç odaklı bakması, burada tartışılması gereken tek konu olarak karşımıza çıkıyor. Büyük takımların çekirdeğinde olması gereken tek şey, düzenli bir sistem ve buna hizmet eden oyuncuların olmasıdır. Dünya futboluna baktığımızda bunun bir sürü örneğini de görmemiz mümkündür. Hatta çekirdekteki sistemi kaybeden ve kadro bakımından üst seviyelere çıkmış takımların zaman içerisinde dağılmaya gittiğini de sık sık görmüşüzdür. Teknik direktör değişikliğinin ardından, yeterli zamanı da kat eden Advocaat’ın henüz işleyen bir sistemi bulamaması ise Fenerbahçe için şu anda ciddi bir dezavantaj durumu yaratıyor. Bir sistem bulmanın zor olduğunu kabul edebiliriz ancak takımla geçirilen sürenin yeterli olduğunu düşündüğümüzde, oynanan oyunun böylesine üst seviyede bir takımda pek tatmin edici olmadığını da bu kısma ekleyebiliriz. Çünkü Volkan ve Lens gibi iki tane hızlı kanat oyuncusunu, kaleye yakın yerlerde topla buluşturursanız takım adına çok daha pozitif işler yaptıklarına da şahit olacaksınız. Bu çok basit bir denklem, kaleye ne kadar uzak olursanız, gole de o kadar uzak kalacaksınız demektir. Gelelim orta saha performansına; burada ki oyunculardan beklenen şeyin, rakip takımların hücumlarını kesmek olduğunu düşündüğümüzde, oynayan oyuncularının bunu aşağı yukarı yapabileceklerini görüyoruz. Söz konusu hücuma gitmek olduğunda da, bu maçta diğer maçlara oranla çok daha iyisi yapılmış ancak bu bizi yanıltmasın çünkü rakibiniz orta saha anlamında takımı zor durumda bırakmıyor. Yani oyuncular, efor anlamında zorlanmadıklarından dolayı, hücuma gidecek enerjiyi de bulabiliyorlar. Bakalım Perşembe Günü oynanacak Feyenord maçında, hücuma olan bu takviyeyi aynı şekilde görebilecek miyiz ? İlerde oynayan Emenike içinde, Volkan ve Lens’te yaşanılan durumun, hemen hemen aynısının yaşandığını söylemek mümkün. Tek başına sadece fiziksel gücüyle tüm takımı sırtında sürükleyemeyeceğini bildiğimiz için, buradaki duruma da hocanın bir çare bulması gerekiyor.

Bursaspor adına kolay geçmesini beklediğimiz Kasımpaşa karşılaşması pek beklediğimiz gibi olmadı.Geçtiğimiz hafta Fenerbahçe’den 5 gol yiyerek bu zorlu deplasmana çıkan Kasımpaşa, oynamış olduğu dirençli futboluyla herkesi şaşırttı. Özellikle oyunun son 20 dakikasında iyi işler yapan takım, aradığı golü bulamadı ama oyunu tempo bakımından üst seviyelere çıkardı. Bursaspor ise muhtemelen bu kadar direnecek olan bir Kasımpaşa ummuyordu. Gol yollarında yaratıcı olmaktan uzak bir görüntü çize Timsahlar, 2. yarıda aradığı golü bulurken, oyunun tamamında beklediğimiz Bursa’yı göremediğimizi söyleyebiliriz. Tabii burada takımın kazanma kimliğini artırıyor olması ise Yeşil Beyazlı takım adına oldukça olumlu bir tablo.

Bu hafta bildiğiniz gibi tekrar Avrupa Kupalarına dönüyoruz. Beşiktaş, Fenerbahçe, Konyaspor ve Osmanlıspor puan ve puanlar için sahada olacaklar. Beşiktaş Çarşamba Günü evinde Ukrayna temsilcisi D. Kiev’i ağırlayacak ve tek parolası galibiyet olacak. İlk maçında Benfica deplasmanından Talisca’nın ayağından bulduğu golle, 1 puanı alarak gelen Kara Kartal’ın, bu puanı olumlu bir duruma çevirmesi için bu maçı muhakkak kazanması gerekiyor ve kazanacak gücü de var. Hafta sonu Galatasaray mücadelesinin ilk yarısında olumlu izlenimler vermeyen Siyah Beyazlı takım, 2. yarıda daha iyi işler yaptı ve karşılığını 2-0’da geri gelerek aldı. Şenol Hoca en azından kadro anlamında yapmış olduğu yanlış tercihin faturasını çok daha pahalı bir şekilde ödememiş oldu. Galatasaray mücadelesinin 2. yarısında oyuna dahil olarak, özellikle hücum anlamında sahaya zenginlik getiren ve takımın ön alanda daha iyi işler yapmasını sağlayan Talisca, Çarşamba Günü muhtemelen sahada olacaktır. Talisca’nın performansı ise Beşiktaş’ın neler yapabileceğini belirleyecek olan önemli bir ayrıntı. Savunmanın önünde oynayan Gökhan İnler’in, bu takımın ilerleyen günlerde birçok noktasını tamamlayabileceğinin işaretlerini bize zaten vermişti. İlerleyen zamanlarda da daha iyiye gidecektir ve karşılaşmada da kritik bir görev üstleneceğinin altını çizmek gerekiyor. Kiev takımı ise muhtemelen İstanbul’a 1 puan için geliyor. Oyunu her bölgede tutmak isteyecek olan Ukrayna temsilcisi, Beşiktaş’ın savunmada yapacağı hatayı kovalayacaktır. Bunun için de gereken sabır seviyesine sahipler. Soğuk ülke takımlarından görmeye alışkın olduğumuz bir performans izleyeceğiz. Beşiktaş için kolay bir maç olmayacaktır. Burada maçın nasıl gideceğini belirleyecek olan durum, D. Kiev’in Vodafone Arena’da neler yapacağı olacaktır.