Tur II. Luis’ye Kaldı

Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme ilk maçından 2-1’lik galibiyetle ayrılan Fenerbahçe, bir üst tura çıkmak için 3 Ağustos akşamını beklemeye başladı. İlk karşılaşmasında olumlu sinyaller veren Fenerbahçe’de ki diğer gelişmeler ve bu maçtan çıkartacağımız sonuçlar oldukça önemli.

İleri hücum hattında Emenike ve Fernandao’yu kullanan Fenerbahçe’de geçen seneye göre değişim yaşanan en önemli kısım, teknik ve taktik anlamda oldu. Geçen sene kısa paslarla oyunu dikine kullanan Fenerbahçe bu sene bu anlayışı değiştirecek gibi görünüyor. Savunmadan uzun toplarla oyunu yayan bir takım oluşturmaya çalışan Pereira, Monaco karşısında bunu başardı. Son şampiyon Beşiktaş’ın ise derdi bir türlü bitmiyor !

Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu ilk maçında Monaco’yu kendi evinde ağırlayan Fenerbahçe 2-1’lik skorla bu ciddi sınavdan galibiyetle ayrılmış oldu. Karşılaşmaya oldukça hızlı başlayan Sarı Lacivertli takım, Emenike ile aradığı golü erken dakikalarda bulmasına rağmen, birkaç dakika sonra basit bir savunma hatası ile Falcao’nun golüne engel olamadı ve ilk yarı beraberlikle tamamlamış oldu. Geçen seneye göre daha farklı bir sistemle sahada yer alan Sarı Lacivertli takımda en büyük değişiklik oyuncuların pas alışkanlıklarının değişmiş olmasıydı. Geçen sezon kısa paslarla oyunu geriden başlatan Fenerbahçe, Monaco karşısında savunmadan ileriye uzun toplarla çıkarak tehlike yaratmak istedi. Orta alanda kontrol ise Salih Uçan’a verilmişti. Tabii bu durumun en büyük nedeni ise Emenike’nin takıma geri dönmüş olması. Her sene sezon başında takıma katılıp, tüm oyunun akışını bu kısma yönelten oyuncu ilerleyen haftalarda ise getirdiği olumlu durumların yanı sıra olumsuz durumları da beraberinde getiriyor. Gerek hazırlık karşılaşmaları gerekse Monaco maçının ardından, spor basını her ne kadar Emenike ile ilgili olumlu şeyler yazıp çizse de, beklemekte fayda var ve ortada henüz geçilmiş bir tur bile yok. Hal böyle olunca oyunun ikinci yarısına da bu formasyonla başlayan Fenerbahçe aradığı golü yine Emenike’nin ayağından bularak skoru 2-1’e getirmeyi başardı. Sistemin böyle oluşu beraberinde de birçok soruyu gündeme getirdi. İlk soru; Van Persie gibi gol yollarında etkili ama bir o kadar da şuan ritim anlamında ağır olan oyuncunun bu sisteme nasıl uyum sağlayacağı ve ilerleyen haftalarda bu sürecin nereye doğru gideceği oluyor. İki sorunun cevabı da takımı olumlu bir yere götürmeyecek. Bir kere Persie yedek kalmak istemeyecek. Geçen sene de zaman zaman kulübede oturmuş olmasına rağmen yaşanılan problemleri hepimiz biliyoruz. Buna karşılık olarak hoca sistem derse, ki diyecek. Yani buradan çıkaracağımız sonuç Persie kısa zaman sonra takımdan ayrılabilir veya takımda kalıp aldığı yüksek rakam hatırına susabilir. Bunu zaman gösterecek. Salih Uçan’a gelince, dün orta alanda maestro gibi çalışan oyuncu takımın lideri gibiydi. 2 sezondur Roma’da olan oyuncunun açıkcası kendisini bu kadar geliştirmiş olması takım adına oldukça pozitif bir durum. Geçen sezon Diego’nun yapması gerekeni fazla fazla yapan oyuncu, sezon için de takımın en önemli kozu olacak. Demek ki, yetenekli olan genç oyuncuların en kritik dönemlerde yurt dışına gidiyor olması, oyuncunun kendisini hem mental hem de teknik taktik olarak geliştiriyor. Bunun sonucunda da takım kazanıyor. Ayrıca Gökhan Gönül’ün satılmasının ardından, sağ tarafa transfer edilen Viel’in performansı da olumluydu. Gerçi Monaco’nun da beklenen performansının altında kalması, kendi evinde Fenerbahçe’yi daha çok çalıştırdı. 3 Ağustos’ta II. Luis Stadyumunda oynanacak mücadelede Fenerbahçe bu kadar rahat olmayacaktır ancak göstermiş olduğu performansa da bakarsak, bu turu atlama şansının fazla olduğunu da söyleyebiliriz.

Beşiktaş’ta sezon hazırlıklarına devam ederken bir yandan da Arjantinli oyuncusu Sosa ile uğraşıyor. Bir ara gitme kararından vazgeçip, takımla beraber antrenmanlara çıkan oyuncu daha sonra tekrar ailesini öne sürerek kalmak istemediğini açıklamıştı. Avusturya kampında bulunmayan oyuncu, çalışmalarına tek başına İstanbul’da devam ediyor. Yılan hikayesine dönen bu durumun sonu belli ki olumlu bir şekilde sonuçlanmayacak. İstemediği halde sadece ceza almamak için çalışmalarına devam oyuncu, takıma ne kadar fayda sağlar bu kısım çok daha önemli durumda. Yine Beşiktaş’la ilgili önemli bir haber de, takımın orta saha oyuncusu Oğuzhan Özyakup ile ilgili. Genç oyuncuya Prömiyer Lig ekiplerinden talipler olduğu ve bu kulüpler arasında M. United ve Arsenal’in de bulunduğu spor basınına yansımış durumda. Bu transferin gerçekleşmesi biraz zor gibi görünüyor çünkü Oğuzhan’ın Avrupa Şampiyonası’n da ortaya koyduğu futbola baktığımızda bu durum pek olanaklı gibi görünmüyor. Bu arada Hoffenheim’le oynadığı hazırlık karşılaşması, sahaya yıldırım düşme ihtimaline karşı, hakem tarafından yarıda kesilen karşılaşmanın ardından Beşiktaş, 30 Temmuz’da Eibar ile oynayacağı karşılaşmayı beklemeye başladı.

Uluslararası Şampiyonlar Turnuvası Avustralya’da ise Tottenham ve A. Madrid kozlarını paylaşmak için sahada olacaklar. Eğer hatırlayacak olursanız Tottenham yine bu turnuvada yer alan Juventus ile karşılaşmış ve bu maçı 2-1 kaybetmişti. Kıtalar arası devam eden bu turnuvanın bir diğer ayağı da Kuzey Amerika’da devam ediyor ve 30 Temmuz’da, biri Celtic ve Barcelona arasında geçecek olan diğeri de Real Madrid ve Chelsea’yi karşı karşıya getirecek olan iki güzel karşılaşma bizi bekliyor. Bu grupta yer alan takımlardan Chelsea Liverpool’u 1-0, PSG, Real Madrid’i ve Celtic’i 3-1’le geçerken, Leicester – Celtic ve Bayern Münih – Milan karşılaşmalarında kazanan olmamıştı.