Şampiyonlar Ligi Güle Güle

Herkesin merakla beklediği Şampiyonlar Ligi 3. Tur rövanş karşılaşmasında Monaco’ya kaybeden Fenerbahçe moralleri bozdu. Oyun olarak da bekleneni veremeyen Sarı Lacivertli takımda, hafta başına kadar kritik gelişmeler yaşanabilir.

Şampiyonlar Ligi için ilk turu geçip, kasasını da doldurmak isteyen Fenerbahçe yönetiminin B planın oldukça sert olması bekleniyor. 10 numara pozisyonunda Salih Uçan’a güvenen ancak dün oynanan mücadeleden sonra, bu görev yeri için ani bir atak yapması beklenirken, bu atağı yapmadan önce de sürpriz bir gelişmeye imza atması bekleniyor. Çünkü Monaco gündemi değişmek zorunda.

Dün oynanan ve Şampiyonlar Ligi ön eleme mücadelesinde Fenerbahçe ve Monaco’yu karşı karşıya getiren karşılaşmada, Sarı Lacivertli takım 3-1’lik skorla en büyük lige veda etti. Beklenilen performansı sahaya yansıtmayan takım, ikinci yarı biraz kıpırdansa da, maça ortak olamadı. Karşılaşmanın ilk dakikalarında, konsantrasyon seviyesi oldukça düşük bir Fenerbahçe izledik. Sahada ne yaptığını anlamakta güçlük çektiğimiz takım, Ozan Tufan’ın orta alanda kaybettiği bir top sonrası ilk golü kalesinde gördü. Maç ile ilgili düşüncemizi aktarırken, Sarı Kanarya’nın erkenden gol yememesi gerektiğini yazmıştık ve Monaco’nun oyunun ilk dakikasıyla beraber Fenerbahçe kalesine de yükleneceğini biliyorduk. Takım hem bu baskıyı kıramadı hem de Monaco, karşısında dirençli bir takım bulamadı. Bunun hemen fırsatı çeviren takım oyunun kontrolünü tam anlamıyla eline geçirdi. Monaco ataklarına direnemeyen Fenerbahçe bu yüzden, çok geçmeden 2. golü de kalesinde görünce iş artık mucizelere kalmış oldu. Cılız bir penaltı kazanan Kırmızı Beyazlı ekip, Falcao’nun ayağından bunu da gole çevirince, Pereira ve takımı adına tüm planların değişmesi gerekiyordu. Enteresan bir şekilde kalesinde 2 golü gördükten sonra uyanan takım, oyuna ortak olmaya başladı ve ilk karşılaşmanın yıldızı Emenike’nin ayağından golü buldu. Tam bu dakikadan sonra uyanmasını beklediğimiz Fenerbahçe bir süre sonra oyundan yine koptu. Oyunun kilit yeri olan orta alanda Ozan ve Souza’nın etkisizliği, Sarı Lacivertli takımın işini daha da zorlaştırdı. Geçen seneye göre sistem anlamında da değişik bir düzende sahada yer alan Fenerbahçe’nin bu sistemle henüz barışık bir oyun ortaya koyduğunu söylemek pek mümkün değil. 3-5-2 düzeni ile karşılaşmaya başlayan Kanarya, iki hücumcu beki ve ön libero mevkiisin de oynayan iki oyuncusunun organizasyonlarıyla oyunu şekillendirmek istedi ancak Monaco takımı da dersine oldukça iyi çalışmış. Ön alanda uyguladıkları alan savunması, Fenerbahçe’yi burada da kilitledi. Devreye Salih Uçan’ın girmesi beklenirken, O da kendi kendine bir oyun anlayışı sergileyerek, takımının en azından oyun anlamında bir başka seviyeye geçmesine ve vitesi arttırmasına yardımcı olamadı. Sonuç koca bir hayal kırıklığı oldu. Eylül Ayı’nın bile göremeden en büyük turnuvaya veda eden Fenerbahçe, ekonomik anlamda da çok ciddi bir yara aldı. Buradaki turu geçip, Şampiyonlar Ligi’ne katılmayı hedefleyen takım, gelecek gelirle de transfer çalışmaları konusunda önemli bir adım atmak istiyordu ancak gelinen tabloda yaşanılan bu gerilim bu transferlerin askıya alınmasına sebebiyet verebilir. Geçtiğimiz sezona kötü bir şekilde veda edip, iyi bir açılışla sezona başlamasını düşündüğümüz Fenerbahçe’nin bu duruma açıkçası pek iyiye işaret değil. Erken veda ettiği Avrupa maceralarında genelde sezon içinde de bir denge tutturamayan takımı, zor günler bekliyor. Tabii tüm bunları konuşmak için de oldukça erken fakat oyunun sonlarına doğru 2-1’lik skoru tutması gereken Sarı Lacivertli takımın, konsantrasyon seviyesinin daha da düştüğünü görmek, çalacak tehlike çanlarının da işaretçisi oluyor. Ön liberoda oynayan ve kendisinden başka şeyler beklenen Ozan’ın Avrupa Şampiyonası da dahil olmak üzere sahada ne yaptığını bilmeyen tavırları, takımı oyun kurma aşamasında oldukça zorluyor. Bunu anlayan oyuncular da Emenike ve Fernandao bölgesine uzun toplarla, doğaçlama gelişecek atakların peşine düşüyor. Belki lig seviyesinde bu şekilde fırsatlar yakalayabilir ve skor yapabilirsiniz ancak Avrupa buna izin vermiyorlar. Ayrıca ilk maçın ardından yere göğe sığdırılamayan Emenike’nin, oyunun her dakikasında golle burun buruna gelmesini beklemek çok büyük bir yanılgı olur fakat dün sahada bunun tam tersi bir örnek vardı. Oyuncular sanki Emenike’nin bu güçlü fiziğiyle savunma hattını delip geçeceğini düşünüyorlar ve bunun için devam uzun toplarla O’nu besliyorlardı. Bunun olmayacağını anladıklarında ise karşılaşma 3-1’e çoktan gelmişti. Fenerbahçe şimdi yoluna Avrupa Ligi’nde devam edecek. Kadro yapısı zaten buna çok daha uygun ancak bir gerçek var ki, o da, teknik direktörün işinin artık çok daha zor olduğu. Sezon başında da devamlı gidip gitmemesiyle ilgili yorumlar yapılan Pereira’nın mental anlamda da sıkıntı yaşayabileceğini söylemek mümkün. Monaco ile oynanan ilk mücadelede takıma yeterli desteğini veremediği düşündüğümüz ve bunu stada gelen taraftar sayısıyla gördüğümüz Fenerbahçe cephesinin, Pereira’yı affetmesi uzun sürecektir ve bu süreç devamlı olarak kendisi için pozitif gitmek zorunda.

Beşiktaş Vodafone Arena’da taraftarıyla buluşmak için gün sayıyor. Pazar Günü, sezon öncesi yeni stadydmunda taraftarıyla ısınma turu atacak olan takım, Yunanistan temsilci Olympiakos ile karşılaşacak. Ciddi bir sınav verecek olan takımın bu maçtan rahat bir galibiyetle ayrılacağını söylemek doğru olacaktır. Şenol Güneş ve ekibi ligin başlamasına az bir süre kala, moral motivasyon için gerekli önlemleri de almışlardır. Yeni transferlerin de Pazar Günü sahada olması beklenirken, galibiyet Beşiktaş’ın tek parolası olacak. Sosa ve Gomez konusunda da artık herkesin canı sıkılırken, bu durumu telafi etmek isteyen yönetim Gökhan İnler’i takıma kazandırmak üzere. Ön libero mevkiinde görev yapan İnler, geçen sezon fırtına gibi bir çıkış yakalayan Leicester’da çok fazla süre alamamıştı. Fransız Kane bu bölgede sergilemiş olduğu üst düzey oyun, O’na sadece 10 maçta forma giydirmişti ancak iyi bir Gökhan İnler Beşiktaş’a fayda sağlar. Hazır Leicester demişken bir haberi daha yazmakta fayda var. Galatasaray’ın bir süredir gündeminde olan ve Cracovia’da forma giyen Bartozs Laputska’yı renklerine bağlayan son Prömiyer Lig şampiyonu, Sarı Kırmızılıların 3 milyon Euro önerdiği oyuncuya 9 milyon Euro ödeyerek, bir anlamda bu transfere taş koymuş oldu. Galatasaray için şuan tek teselli Eren Derdiyok !