Zaman Azaldı...Yarışın Bitmesine Son İki Hafta!

Şampiyonluk yarışında kritik virajı dönmeyi başaran Beşiktaş, Türk Telekom’da Galatasaray karşısında elde ettiği 1-0’lık galibiyetle yolun büyük bir bölümünü tamamlamayı başardı. Maça oldukça hızlı başlayan iki takım, ilk yarıda mücadele gücü yüksek bir performans ortaya koydular ancak bu zaman diliminde ortaya konan bu performans pozisyon üretimene dönüşemedi ve kısır bir ilk yarı oldu. Galatasaray muhtemelen ilk yarıda bulmak isteyeceği tek gollün planlarıyla sahaya çıkmış. Bu hamleye karşılık, Beşiktaş savunması zaman zaman hatalar yapsa da kritik noktaları başarıyla geçerek bu dilimi pozitif bir şekilde kapatmayı başardılar ve istediklerini yaptılar. İkinci yarıda da Beşiktaş’ın ipleri eline alması gerekiyordu ve bu gerekliliği de yerine getirdiler. Bu kısmı hallettikten sonra Beşiktaş’ın gol bulmaması için bir neden bulunmuyordu. Son haftaların formda ismi Gomez işi bitiren isim oldu. Oğuzhan için tam bu noktada ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Özellikle hücum bölgesinde pas isabet oranını maksimuma çıkaran oyuncu, bu galibiyette önemli bir rol oynadı. Fransa’da Türkiye’nin orta sahadaki en büyük kozunun Oğuzhan olacağını da buraya yazabiliriz. Galatasaray’da Sneijder ve Selçuk’un, bu düzenlemeye karşılık verememesi ise mağlubiyetin hatta üretimsizliğin net cevabı oluyor.

Beşiktaş’ın önünde Osmanlıspor ve Konyaspor karşılaşmaları kaldı. Bundan sonra zorlanacağı bir rakibi bulunmuyor. Sadece son hafta oynayacağı Konya deplasmanı soru işareti ancak işleri buralara kadar getirip, nokta koyamadan geri götürmek Kara Kartal’a yakışmayacaktır. Tüm beklentilerini bunun üzerine kurmuş bir takımın bu saatten sonra başa saracağını düşünmüyoruz. Galatasaray cephesi ise elinden gelenin fazlasını yapmaya çalıştı. Bize sorarsınız beklenenden fazlasını bile yaptığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Galatasaray için artık tek hedef 26 Mayıs’ta oynayacağı Ziraat Türkiye Kupası finalinde almak isteyeceği kupa olacak. Bunun gerçekleşme oranı ise yüzde elli seviyesinde. Galatasaray’ın bu formsuzluğuyla bu oranı elde etmiş olma sebebi ise; Fenerbahçe’nin şampiyonluk yarışında yara almış olması. Performans ve saha içi organizasyonu anlamında Antalya’da Sarı Lacivertli takımın bir adım daha önde olduğunu söylemek tüm diğer dinamikler göz önüne alındığında daha doğru olacaktır. Ayrıca bu alınmış yara Antalya’da Sarı Lacivertli takımı başka bir noktaya da taşıyabilir. Yukarının durumu bu şekildeyken, ligin aşağısında da işler bir hayli karışık durumda. Puanların birbirine yakın olması son iki haftayı oldukça değişik bir ortama taşıdı. Rizespor, Kayserispor, Gaziantepspor ve Eskişehir’in alt alta sıralandığı tabloda son iki hafta maçlarının da bu takımlar arasında olması, burayı daha da kızıştırıyor. Eskişehir’in bu hafta oynayacağı Başakşehir maçının önemi oldukça büyük. Rakipleri kendi aralarında didişirken 3 puanı alıp aradan sıyrılırsa umudunu son haftaya taşıyacaktır. Bu durumda aşığısı için net durumlardan bahsetmek oldukça zor.

Tüm ligler sona yaklaşırken bildiğiniz üzere Bayern Bundesliga’yı, Leicester Prömiyer Lig’i, Juventus Seria A’yı ve Lig 1’i de Paris Saint Germain şampiyon olarak tamamladı. Şimdi gözler La Liga’da. Bu hafta deplasmanda küme düşen Levante’ye konuk olan A. Madrid bu maçı kaybederek bir nevi şampiyonluğuna da veda etmiş oldu. Real Madrid ise Valencia’yı 3-2’lik skorla geçerken Barcelona ile arasındaki puan farkını 1’e indirdi. A. Madrid ile Şampiyonlar Lig’i finalinde karşılaşacak olan Real Madrid’in keyfi oldukça yerinde. Bu moral ve motivasyonla her iki kulvarda da ipi göğüsleyebilirler. Son hafta Real Madrid, Deportivo deplasmanında olacak ve işi oldukça rahat. Barcelona ise Granada’ya konuk oluyor ve takım düşme hattında ve asıl önemli kısmı ise durumunun oldukça kritik olması. Yani Granada kaybederse kümeye gidebilir. Real Madrid’in avantajı ise burada devreye girecek. Granada, Barcelona karşısında direnmek isterse Madrid büyük bir sürprize imza atabilir.

İspanyol takımlarının Avrupa Arenasın’da gösterdikleri başarı ise ayrı bir başlığın söz konusu. UEFA Avrupa Ligin’de de İspanya’yı temsil eden bir takımın bulunması, İspanyol futbolunun geldiği noktayı somutlaştırıyor.18 Mayıs’ta Liverpool ile Sevilla’yı karşı karşıya getirecek olan finalde, kupa İspanya’ya giderse, Avrupa Şampiyonası öncesi İspanya’nın durumu daha farklı olacak. İspanya’nın her büyük organizasyonda bu tip durumları avantaja çevirmesini de iyi bilmesi, Fransa öncesine de fazlasıyla yansımış durumda.Buna rağmen bu turnuvada kendi sürprizini doğurmaya şimdiden meyilli…